SİYASETİN YENİ ADRESİ: SAHA, SOFRA VE SORUMLULUK Mustafa Boyacıoğlu’nun Antakya’daki saha siyaseti…

Makale - Temmuz 24, 2026 8:38 pm

SİYASETİN YENİ ADRESİ: SAHA, SOFRA VE SORUMLULUK

Mustafa Boyacıoğlu’nun Antakya’daki saha siyaseti…

 

Mustafa Boyacıoğlu’nun siyaset anlayışını anlatırken yalnızca toplantılardan, ziyaretlerden ve saha çalışmalarından söz etmek eksik kalır.

 

Çünkü onun çalışma tarzında dikkat çeken bir başka unsur da vatandaşla aynı sofrayı paylaşma anlayışıdır.

 

Her cuma gerçekleştirilen mercimekli aş ikramı, ilk bakışta sade ve mütevazı bir etkinlik gibi görülebilir.

 

Ancak siyasetin insanla temas ettiği yer tam da burasıdır.

 

Bir tabak sıcak aşın etrafında vatandaşla sohbet etmek…

 

Hal hatır sormak…

 

Bir talebi, bir beklentiyi ya da bir sıkıntıyı doğrudan dinlemek…

 

Bazen uzun toplantıların sağlayamadığı samimiyeti, bir sofranın etrafındaki birkaç dakikalık sohbet sağlar.

 

Mustafa Boyacıoğlu’nun her cuma vatandaşlarla bir araya gelerek gerçekleştirdiği mercimekli aş ikramı da bu açıdan yalnızca bir ikram faaliyeti değil, insanla temas eden, gönül bağı kuran ve siyaseti günlük hayatın içine taşıyan bir buluşma niteliği taşımaktadır.

 

Çünkü siyaset sadece kürsülerde konuşmak değildir.

 

Bazen bir cami çıkışında vatandaşla selamlaşmaktır.

 

Bazen bir tabak aşın başında aynı sofrayı paylaşmaktır.

 

Bazen de hiçbir resmi protokole ihtiyaç duymadan insanları dinlemektir.

 

İşte bu yönüyle Boyacıoğlu’nun siyasetinde, teşkilat çalışmasının yanında insani temasın da önemli bir yer tuttuğu görülmektedir.

 

DEPREM KONUTLARINDA SAHADAN AYRILMAYAN BİR YÖNETİM ANLAYIŞI

 

Antakya’da siyasetin en önemli gündemlerinden biri hiç kuşkusuz deprem sonrası yeniden yapılanmadır.

 

Yeni konutların inşası, vatandaşların kalıcı yuvalarına kavuşması ve şehrin yeniden ayağa kaldırılması, yalnızca merkezi yönetimin değil, yerel siyasetin de yakından takip etmesi gereken bir süreçtir.

 

Son günlerde AK Parti Hatay Milletvekili Adem Yeşildal ile birlikte yapımı devam eden deprem konutlarını yerinde inceleyen Mustafa Boyacıoğlu’nun bu ziyaretleri, onun sahadan kopmayan çalışma anlayışının bir başka göstergesidir.

 

Çünkü bir ilçe başkanının görevi yalnızca teşkilat toplantılarına katılmak değildir.

 

Şehrin yeniden inşa sürecini takip etmek…

 

Yapılan çalışmaları yerinde görmek…

 

Vatandaşın geleceği açısından önem taşıyan projeleri sahada incelemek…

 

Ve ortaya çıkan gelişmeleri doğrudan takip etmek de siyasi sorumluluğun bir parçasıdır.

 

Boyacıoğlu’nun Milletvekili Adem Yeşildal ile birlikte deprem konutlarında gerçekleştirdiği incelemeler, AK Parti teşkilatının Antakya’nın yeniden ayağa kalkma sürecini sahada takip ettiğini göstermesi bakımından önemlidir.

 

Bu tabloya bir bütün olarak bakıldığında ortaya şu fotoğraf çıkmaktadır:

 

Bir tarafta cuma günleri vatandaşla aynı sofrayı paylaşan bir ilçe başkanı…

 

Diğer tarafta mahalle mahalle dolaşarak vatandaşın taleplerini dinleyen bir teşkilat…

 

Bir başka tarafta ise deprem konutlarını yerinde inceleyen, şehrin yeniden imar sürecini takip eden bir siyasi yönetim anlayışı…

 

Bütün bunlar, Mustafa Boyacıoğlu’nun siyasetinin yalnızca makam ve toplantı merkezli olmadığını ortaya koymaktadır.

 

Onun siyasetinde sofra da vardır, sokak da vardır, şantiye de vardır.

 

Vatandaşın yanında olmak, sadece seçim dönemlerinde değil; şehrin en zor günlerinde, yeniden ayağa kalkma mücadelesinde de sahada bulunmayı gerektirir.

 

Mustafa Boyacıoğlu’nun son dönemdeki çalışma tarzı da bu anlayışın bir yansıması olarak dikkat çekmektedir.

 

Çünkü Antakya’nın bugün ihtiyacı olan siyaset; sadece konuşan değil, dinleyen…

 

Sadece vaat eden değil, takip eden…

 

Sadece makamında oturan değil, sahaya çıkan…

 

Ve vatandaşın sofrasından deprem konutlarının şantiyesine kadar şehrin her alanında varlık gösteren bir siyaset anlayışıdır.

 

BOYACIOĞLU’NU ANLATAN ÜÇ KELİME: SAHA, SOFRA, SORUMLULUK

 

Mustafa Boyacıoğlu’nun siyasi çalışma tarzını üç kelimeyle özetlemek gerekirse:

 

Saha… Sofra… Sorumluluk…

 

Saha; çünkü vatandaşın arasında.

 

Sofra; çünkü insanlarla aynı ekmeği ve aynı sıcaklığı paylaşmayı önemsiyor.

 

Sorumluluk; çünkü Antakya’nın yeniden inşa sürecini ve vatandaşların beklentilerini yakından takip ediyor.

 

İşte bütün bu unsurlar bir araya geldiğinde, karşımıza yalnızca bir siyasi parti ilçe başkanı değil; görev yaptığı şehrin gündemini sahada takip etmeye çalışan, vatandaşla doğrudan temas kuran ve teşkilatını bu anlayışla yönlendiren bir siyasetçi profili çıkıyor.

 

Ve belki de Mustafa Boyacıoğlu’nu anlatan en doğru cümle şu:

 

Siyaseti yalnızca konuşarak değil; vatandaşın sofrasına oturarak, mahallesine giderek ve şehrin yeniden inşa edilen geleceğini yerinde takip ederek yapan bir ilçe başkanı…

 

Hazırlayan Abdullah Çalışkan 

BENZER HABERLER