HATAY, TÜRKİYE’NİN GASTRODİPLOMASİ VİZYONUNA EV SAHİPLİĞİ YAPTI

Gündem - Haziran 21, 2026 3:35 am

HATAY, TÜRKİYE’NİN GASTRODİPLOMASİ VİZYONUNA EV SAHİPLİĞİ YAPTI

 

“Sofra ve Miras” Programında Gastronomi, Kültürel Diplomasi ve Medeniyet Birikimi Konuşuldu

 

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından hayata geçirilen “Türkiye’nin Gastrodiplomasi Modeli: Sofra ve Miras” programı, Hatay’da yoğun katılımla gerçekleştirildi. Hatay Meclis Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen programda, Türk mutfağının yalnızca bir yemek kültürü değil, aynı zamanda Türkiye’nin kültürel mirasını, uluslararası tanıtımını ve diplomatik gücünü destekleyen önemli bir unsur olduğu vurgulandı.

 

Kamu kurumlarının temsilcileri, akademisyenler, gastronomi uzmanları, sektör temsilcileri ve davetlilerin katıldığı program, Türkiye’nin gastrodiplomasi alanındaki vizyonunu ortaya koyan önemli buluşmalardan biri olarak değerlendirildi.

 

Programa Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan video mesajla katılarak Türk mutfağının sahip olduğu kültürel zenginliğin korunmasının ve gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkat çekti. Emine Erdoğan, Anadolu’nun köklü mutfak kültürünün Türkiye’nin uluslararası tanıtımında güçlü bir değer olduğunu ifade etti.

 

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran da gönderdiği video mesajda, gastronominin ülkelerin kültürel diplomasi faaliyetlerinde giderek daha önemli bir araç haline geldiğini belirterek, Türkiye’nin sahip olduğu zengin mutfak mirasının dünya kamuoyuna daha etkin şekilde tanıtılması gerektiğini vurguladı.

 

Programın açılışında konuşan Hatay Valisi Mustafa Masatlı, Hatay’ın tarih boyunca farklı medeniyetleri aynı sofrada buluşturan kadim bir şehir olduğunu ifade ederek, gastronominin şehir hafızasının ve kültürel kimliğin en önemli unsurlarından biri olduğunu söyledi. Masatlı, Hatay mutfağının sahip olduğu eşsiz değerlerin korunarak geleceğe taşınmasının büyük önem taşıdığını dile getirdi.

 

Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen panel ve değerlendirme oturumlarında gastronominin şehir markalaşması, kültürel mirasın korunması, turizmin geliştirilmesi ve uluslararası ilişkilerde üstlendiği rol ele alındı. Konuşmacılar, yemek kültürünün toplumlar arasında dostluk köprüleri kuran evrensel bir dil olduğuna dikkat çekerek, Türk mutfağının sahip olduğu çeşitliliğin Türkiye’nin yumuşak gücünü artıran önemli bir unsur olduğunu ifade etti.

 

Programda ayrıca coğrafi işaretli ürünlerin korunması, yerel üreticilerin desteklenmesi ve yerel mutfakların uluslararası platformlarda daha görünür hale getirilmesi gerektiği vurgulandı. Uzmanlar, gastronominin yalnızca turizm açısından değil, ekonomik kalkınma, kültürel etkileşim ve şehirlerin küresel ölçekte tanıtımı açısından da stratejik bir değer taşıdığını belirtti.

 

Hatay’ın sahip olduğu zengin mutfak kültürü, coğrafi işaretli ürünleri ve çok kültürlü yapısıyla Türkiye’nin gastrodiplomasi çalışmalarında öncü şehirlerden biri olduğunun altı çizilirken, deprem sonrası yeniden ayağa kalkma sürecindeki kentin gastronomi turizmiyle ekonomik ve sosyal kalkınmasına katkı sağlanabileceği ifade edildi.

 

Katılımcılar tarafından büyük ilgi gören “Türkiye’nin Gastrodiplomasi Modeli: Sofra ve Miras” programı, gastronominin yalnızca mutfakta değil, kültürel diplomasi, şehir tanıtımı ve uluslararası ilişkiler alanında da güçlü bir araç olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Program, Hatay’ın gastronomi alanındaki potansiyelini ve Türkiye’nin kültürel mirasını dünyaya tanıtma vizyonunu gözler önüne seren önemli bir organizasyon olarak hafızalarda yerini aldı.

Hazırlayan Abdullah Çalışkan 

 

BENZER HABERLER